Son yazıyı yazdığımda Servet Tazegül'ün madalya alacağını tahmin ediyordum sadece , onu da altın beklentisiyle takip etmedim ,sadece madalya adayıydı gözümde yaşadığımız başarısızlıklar sonrası. Ancak önce Servet Tazegül ardından Nur Tatar tekvando da altın ve gümüşü ülkemize kazandırdılar. Bu Bahri Tanrıkulu'nun 2004 Atina'da yaktığı meşalenin etkisiydi bana göre , bu günlerde Servet'i Nur Tatar 'ı ve yine Bahri Tanrıkulu'yu izleyen nesiller gelecek yıllarda tekvando da başarılı sonuçlar almamızı sağlayacaktır.
Sporun özellikle de olimpiyatlardaki sporların ülkede böyle bir etkisi var yadsınamaz.
Bizler de senelerdir atletizm başlamadan olimpiyat başlamaz geyikleri yapar , ancak atletizm yarışmalarında sadece seyirci kalırdık.Ruhi Sarıalp 1948'de uzun atlamada ilk madalyayı almıştı ve görememiştik. Eşref Apak'ın aldığı madalya ise sonradan kendisine verilmişti zira 3. olan Macar atlet Adrian Annus dopingli çıkmıştı.
Bu yıl olimpiyatlarda ilk olarak Nevin Yanıt çıktı sahneye , ülkemizin spor kültürü ve kendi yetiştiği şehir olan Mersin'in imkanları düşünüldüğünde 2 kere 100 metre engellide Avrupa Şampiyonu ünvanı ile gelmişti Nevin olimpiyata. Final koşması bile inanılmaz bir başarıydı ki Nevin bunu başardı , hem de hedeflediği derece olan 12.59'un üzerine çıkarak.
Yazının başında belirttiğim tohum atma , gelecek nesilleri etkileme konusundaki örnek ise 1500 metre de yaşandı. Sürreya Ayhan'ı seversiniz sevmezsiniz , doping sebebiyle ömür boyu men cezası alsa da açtığı yolda iki tane 1500 metrecimiz Gamze Bulut ve Aslı Çakır Alptekin finalde yarışıyordu. Aslı Çakır Alptekin'den madalya beklentim oluşmuştu yarı finalleri izledikten sonra ama yine de temkinliydim. Ancak öyle inanılmaz bir yarış oldu ki benim de hala tüylerim diken diken oluyor izlediğimde. Aslı birinci Gamze ise ikinci olmuştu , hayaller gerçekti , olimpiyatta bir dublemiz vardı atletizmde. Şimdi yapılması gereken ise çok basit aslında , Aslı ve Gamze'nin başarısıyla böbürlenmek reklam yapmak yerine , yeni Aslı ve Gamzeleri yeni spor dallarında nasıl yetiştirebiliriz sorusuna bilimsel ve gerçekçi cevaplar verip , gerekli önlemleri almak. Bu sevincimizi katlayarak yaşamamızı sağlayan Cüneyt Kıran'a da ayrıca tebrikler. Kendisi normalde sakin , tenis anlatmayı seven bir spikerdir ama o bile nasıl heyecanlanmış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder